Salnamelerde Mesudiye

Kasım 13, 2020 4 Yorum Kategori : , , , , , , , ,


SALNAMELERDE HAMİDİYE (MESUDİYE)

Salname, bir yıl içinde geçen olayları göstermek üzere, o ilin valiliğince düzenlenen eserlere verilen addır. “Sal” yıl, sene demektir. “Name” ise mektup, kitap, mecmua anlamına gelir. Günümüzde salnamenin karşılığı “Yıllık”tır.

Salnamelerde, geçmiş yılın bütün olaylarını, ticaret, sanayi, istatistik bilgilerini ana hatlarıyla görmek mümkündür. Kimi zaman o yıla ait devlet kuruluşları ve buralardaki görevlilerin adları da kaydedilen bilgiler arasındadır.

Mesudiye’nin konu edildiği salnameler Sivas Vilayet salnameleridir. Çünkü 19. Yüzyıl sonlarında ve 20. Yüzyıl başlarında Mesudiye kazası “Hamidiye” adıyla Şarkikarahisar Livası’ na bağlıydı. Şarki Karahisar da Sivas Vilayetine tabi idi. Ayrıca Devlet-i Ali Osmaniye salnamesinde ve Cumhuriyet yıllıklarında da Mesudiye kazasına ait bilgiler verilmiştir.

1889 SİVAS SALNAMESİNDE HAMİDİYE KAZASI

(Sivas Vilayeti 1306/1889 Salnamesi s.253-254)

 Hamidiye kazası Liva merkezinin (Karahisar-ı Şarki) garbında olup, Liva merkezine on altı saat mesafededir. Bu kasaba hanedan-i mahalliyeden Ali çavuş zade merhum Hacı Osman Ağa tarafından 1280 (1863) senesinde şenlendirilmiş ve mü ma iley tarafından bir cami-i şerif ve yine hanedan-ı mahalliyeden 1290 (1873) sene-i hicriyesinde Delice oğlu müteveffa Hacı Ahmet Ağa tarafından bir medrese bina olunmuş. Ve mahalli mezkûr muvakkıan imarat ve ticarete kabiliyetli olduğu cihetle bir bab hükümet konağı yapıldığı gibi bazı haneler dahi oraya nakl edilerek merkez ittihaz edilmiş ve bu kazanın nam-ı sabıkasına Milas denilirken, nam-ı hazreti padişahîye nispetle Hamidiye tesmiye olunmuştur.

Bu kasabada kâgir bir han, 74 dükkân, 1 ambar olduğu gibi bir de mekteb-i rüştiye yapılmıştır.

Kaza-i mezkûrda 71 cami ve mescit, 6 medrese, 80 Müslüman mektebi ve 20 Hıristiyan mektebi vardır. (O yıllarda İskefsir adıyla Reşadiye- Hamidiye’ye bağlıdır)

Bu kaza, 10 nahiye ve 90 karyeye ve 4626 hanede 15300 İslam ve 1993 Hıristiyan nüfusu vardır.

Kaza-i mezkûrda Maden karyesiyle yâd olunan köyde bakır madeni olup elli sene mukaddem canib-i miriden idare olunmakta iken cevher çıkan kuyuları su basmasından dolayı terk ve ta’dil olunmuştur. 

Keçe nahiyesinde olan demir madeni ahali tarafından imal olunmakta ve çift demiri ve nal gibi şeyler yapılıp dâhil ve hariçte satılmaktadır.

İğdir, Kirişlik, Çabakdağı, Tozlupınar, Çal, İsmihan pınarı ve Hamidağı isimleriyle ormanları olup her nevi kereste çıkar.

Milas, Kale, Afan, Eskidir ve Kırcalı derelerinden 4 nehir cereyan eder.

Kaza-i mezkûrda 40,193 kıta arazi olup kuva-i inbatiyesi birden üçe kadar hınta, şair, çavdar, darı ve burçak yetişir. Sebzeden en başlıcaları lahanadır. Cins-i hayvanattan kıvırcık ve karaman koyunu, keçi, at, katır, merkep, sığır ve camış bulunur.

Cumartesi günleri kasabada hafta pazarı kurulur.

                            ***

1891 SİVAS SALNAMESİNDE HAMİDİYE KAZASI

Meclis-İ Belediye Reis Hüseyin Efendi

Azalar: Süleyman Ağa, Penapot Ağa, Vasil Ağa

Sandık Emini: Ethem Efendi

Bazı Memurin;

Nüfus Memuru Osman Efendi

Kâtip Abduh Efendi

Sandık Emini İsmail Efendi

Tapu Kâtibi Mustafa Efendi

Telgraf Memuru Feyzi Efendi

Reji Memuru Ahmet Beg

                            ***                                        

1901 DEVLET-İ ALİ OSMANİYE SALNAMESİ

1901 yılında yayınlanan “Devlet-i Aliye Osmaniye” adlı salnamede (yıllık) Hamidiye Kazası’nın 3. Sınıf bir kaza olduğu belirtilmekte ve kazaya bağlı nahiyeler ve bu nahiyelere bağlı köy adetleri açıklanmaktadır: 

Nahiyenin adı     :                       Bağlı olan köy adedi  :

Yavadı                                                   15

Gebeme                                                  18

Hatunveren                                            9

Yasdura                                                  12

Loğus                                                     8

Ermene                                                   11

Çavdar                                                   13

Kabalı                                                     16

Hasanşeyh                                              24

Yavşan                                                   14

Salnamede ayrıca Hamidiye Kazası Kaimmakamının (Kaymakam) Ahmet Hamdi Bey, Hamidiye kadısının da Mustafa Efendi olduğu açıklanmaktadır.

                                               ***

1907 SİVAS SALNAMESİ

Hamidiye Kazası 3. Sınıf

Kaymakam Sırrı Beg

Naip Ahmed Tevfik Efendi

Meclis-İ İdare; Reis Kaymakam Efendi, Naib Efendi

Aza-Yı Tabiye; Naib Efendi, Müfti Osman Zeki Efendi, Mal Müdürü Hafız Kamil Efendi, Tahrirat Takibi Ali Rıza Efendi, Metropolit Vekili Kostantin Efendi

Aza-Yı Müntehiyye; İsmail Beg, Şükrü Beg, Hafız Mehmet Nuri Efendi, Todor Ağa

Mal Ve Vergi Dairesi; Mal Müdürü Muavini Abduh Efendi, Vergi Katibi Refiki İsmail Efendi, Sandık Emini Ali Osman Efendi

Nüfus Dairesi, Nüfus Memuru Mehmet Nuri Efendi, Katip Abduh Efendi

Ziraat-I Banik Şubesi Abdurrahman Beg

Azalar Hafız Mehmet Nuri Efendi, Todor Ağa, Bur Ağa

Katip Mehmed Velid Efendi

Mahkeme-İ Bidayet; Reis Naib efendi

Azalar: Halil Efendi, Vasil Ağa

Başkâtip Habib Efendi

Katib-i Sani Aziz Efendi

Mustandık muavini Nuri Efendi

Mukavelat muharriri Habib Efendi

Mübaşir: Raif Efendi

Mübaşir: İsmail Ağa

Polis Dairesi

Komiser Mehmed Zeki Efendi

Polis Aziz Efendi

Memurin-İ Tahsilât

Kasım Efendi

Süvari tahsildarı Nuri Efendi, Hamid Efendi, Zülfikar Efendi, Osman Efendi, Salih Efendi, Sadık Efendi

Piyade Tahsildarı Nuri Efendi

Belediye Dairesi

Reis Hacı Bekir Efendi

Azalar: Abdurrahman Beg,  İzzet Efendi, Bor efendi, Ebustol Ağa,

Kâtip Zühtü Efendi

Tabip Tabinos Efendi

Bazı Memurin (Kazada görevli öteki memurlar)

Muallim-i Evvel Ömer Lütfi Efendi

Tapu Kâtibi Mehmed Ali Efendi

Reji Memuru Sırrı Efendi

Zabıta Memuru İzzet Efendi

Korucu Ali Rıza Efendi

Kâtip Osman Efendi

Polis Ahmed Efendi

Gebeme Nahiye Müdürü Osman Sabri Efendi

İskefsir Nahiye Müdürü Mehmed Nuri Efendi

                            ***     

Mesudiye Kazasının Ahval-İ Umumiye-i Maarifine Dair Rapordur

Maarif-İ Umumiye Nezareti Celilesine (1328-1912)

Mektebi Rüştiyenin mesahası taksimat-i dâhiliye ve nevakıs-ı sairesi evvela arz edilmişti. Mektep yalnız bir muallim-i evvel tarafından idare olunuyor. Alt katta bulunan üç odadan biri ikinci seneyle son seneye ve diğeri birinci seneye ve daha diğeri de muallim odasına tahsis edilmiş. Muallim sınıflardan birini kendi odasına derse çağırıyor, bu arada boşta kalan diğer sınıflara da nezaret ediyor. Muallim odasında sıra yok. Derse gelen şakirdan imtihan numarası mucibince muallimin karşısına iki diz üzerine kuş vari oturuyorlar. Ders takririne mahsus kürsü olmadığından muallim talebenin karşısındaki sıraya oturuyor. Şakirdan bu tarz tedrisin mehazir-i sairesinden sarfı nazar ders nihayetine kadar iki dizi üzerinde oturmak mecburuyetinde olduklarından dizlerinin bacaklarının ağrısından başka bir şey düşünmüyorlar. Esasen düşünemezler de. Bir muallim ile bu tarz tedrisin daha nafi bir şekle ifrağı gayri mümkün gibi görünüyor.

Evvelce arz edildiği gibi bir muallim-i sani tayin olunursa bir dereceye kadar taht-ı intizam alınabilir. Tadrisata gelince mektepte mevcut…. Şakirdan program mucibince okumaları mecbur olan derslerin her birinden ayrı ayrı imtihan tarzında soru cevap edildi. Neticede fikir ve muhakeme itibariyle hüsn olacak derecede eseri terakki müsahede duramadı. Koyulhisar’a ait takdim ettiğim raporda mekteb-i rüştiye derslerinin her biri hakkında beyan eylediğim malumat bu mektebin derslerinde de tamamen caridir. Kezalik mekteb-i ibtidaiyesi şakirdanın dersleri ayrı ayrı tetkik olundu. Muallim-i evvel usul-i tedrise oldukça kılındığı için eseri terakki müşahede olunuyor. Tarihi, kitaptaki ibareyi okumayarak hikaye tarzında anlatan üç şakirde tesadüf edildi. Bundan anlaşılıyor ki muallim diğer mekteplerde olduğu gibi her dersi hıfz-i Kur’an olacak çocuklarda olduğu gibi bila idrak ve his ezberlettiriyor. Birkaç şakirtte fikir ve muhakeme eseri görülüyor. 

Mektebin ahvali binası ve nevakısı sairesi mufassalen evvelki raporlarımda arz edilmişti. Merkezi kazada Hıristiyanlara ait yalnız Rum mektebi bulunup muallimleri tabiyet-i Osmaniyeye haizdir. Türkçe tedrisata hiç ehemmiyet vermemişler. Yalnız bir çocuk Türkçe yazabiliyor. Fakat son sene kısmen Türkçe kıraat okunuyor. Mektepte intizam, nizam, taharet namına bir şey yok. Çocukların terbiyesi pek nakıs. Mezkûr kaza nahiyelerinden birinde yalnız ikiyüz kuruş maaşla bir muallimle idare edilmek üzere resmi bir mektep tesis için evvelce tahsisatı verilmişti. Mezkûr mektep Gebeme nahiyesinin merkezi olan Gebeme karyesinde tesis edilmiş. Mezkûr karyeye gidilerek teftişat-ı lazime icra kılındı. Mezkûr karyenin nüfusu umumiyesi 226 ve 7 ile 12 yaş arasındaki çocuklar 28 dir. Böyle olduğu halde ahali hala bir mektep binası inşa edememiştir. Muallim kendi ikametine mahsus olmak üzere bir oda istisbar etmiş, orada rica minnet toplayabildiği beş, altı çocuğa ….mestur olduğu müddet icrayı tedrisat ediyor. Onlar da hiçbir şey bilmiyor. Ahali çocuklarını göndermiyorlar. Nahiye müdürü muavenet etmiyor. Mektebin bu karyede tesisinden hiç faide hasıl olmamış. Muallim maaşı beyhude heder olunmuş. Fakat yeni mezkûr nahiye dâhilinde nüfusun umumiyesi 795 ve mektebe gidebilecek çocukları 65 kadar olan Hatunviran isminde bir karye mevcuttur. Bunların mektepleri var. Eğer muallim kendilerine verilirse daha mükemmeline yaptıracaklarını vaat ediyorlar. Ahalisinin de maarifin kadro kıymet ve ehemmiyetini takdir edecekleri anlaşılıyor. Mektebin mezkûr Hatunviran karyesine nakli, mümkün mertebe faide-i matlubeyi temin edeceğini ve Gebeme karyesine her cihetle müracaat olduğu hususunda ol babda emrü ferman hazreti menlehul emrindir.

8 Mart 1328 (21 Mart 1912)

Karahisar-ı Şarki Livası Tedrisat-ı İbtidaiye Müfettişi

Ahmet Sıtkı Efendi.

                            ***

1927-1928 CUMHURİYET DÖNEMİ SALNAMESİNDE MESUDİYE

(1927-1928 Türkiye Cumhuriyeti s. 1038-1048)

Mesudiye kazası, Gebeme nahiyesiyle 75 adet karyeden ibarettir. Kazada 83.335 dönüm buğday, 125.000 dönüm arpa, 1750 dönüm mısır, 200 dönüm patates ekimi yapılmaktadır. Bu ekimden 1500 ton buğday, 3680 ton arpa, 20 ton mısır, 200 ton patates elde edilmiştir.

Kazada 317 baş beygir, 394 baş kısrak, 536 baş merkep, 22 baş katır, 5560 baş inek, 6259 baş öküz, 1476 baş manda, 17.030 baş koyun, 10.244 baş keçi bulunmaktadır. Bu hayvanlardan 65.668 kilo süt, 17.100 kilo yün ve yapağı, 8760 kilo keçi kılı elde edilmektedir.

Kazada 15.000 hektar ak çam, 5.000 hektar köknar, 2.000 hektar ardıç, 5.000 hektar meşe ve 3.000 hektar diğer çalılıklar olmak üzere 30,000 hektar orman vardır.

Kaza dâhilinde 184 adet su değirmeni mevcuttur. Bu değirmenlerin % 10’u 6-7 ay, % 90’ ı da sel suyu ile yazın ve güzün birer ay çalışmaktadır. Sair zamanlarda etmedikleri cihetle senelik istihsalatı (Elde edilen gelir) temin edilememiştir. Tahminen sel değirmenleri 24 saatte 100 kilo, ırmak değirmenleri ise 300 kilo miktarında istihsalat yapabilirler.

Mesudiye kazası belediyesinin yıllık varidatı (Geliri) 1385 liradır.

Kazanın nüfusu 10.281 erkek, 12. 648 kadın olmak üzere 22.929’dur. Kazada bir yıl içinde 1002 çocuk dünyaya gelmiş, 296 kişi de vefat etmiştir. Bir yıl içerisinde 481 kişi evlenmiş, 61 kişi de boşanmıştır.

Kazada Cumhuriyet Halk Fırkası, Hilal-ı Ahmer (Kızılay), Himaye-i Etfal (Çocuk bakım evi), Türk ocağı, Tayyare cemiyeti ve Muallimler Birliği vardır.

Kazada bir yıl içinde 2 katl (öldürme), 4 teşhir-i silah, 44 sirkat (Hırsızlık), 2 hayvan hırsızlığı, 2 izale-i bekr (Kıza tecavüz), 14 kız kaçırma, 2 ıskat-ı cenin (Hamilelikte çocuk düşürme), 3 haneye taarruz, 17 cerh (Yaralama), 73 darp, 1 sahtekârlık, 1 dolandırıcılık, 9 Evamir-i hükümet-i Muhalefet, 5 fiili çetim (Zor kullanma) olmak üzere 179 suç işlenmiştir.

                            ***

                                                  

Benzer Yazılar

4 yorum

  1. Çok değerli bilgiler. Demek ki Osmanlı kayır tutuyormuş. Hocam mümkün ise beldelere bağlı köy isimlerini de yazmanı dilerim. Selamlar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Değerli dost, adınızı yazsanız daha iyi olurdu. Tabiki Osmanlı Devleti'nde kayıtlar tutuluyordu. Dünyanın en önemli arşivlerinden birisi Osmanlı arşivleridir. Bu gelenek Cumhuriyetimizle de devam etmektedir. Belgenin orjinalini yayınladığım için beldelere bağlı köyleri belirtemedim. Bu sitede Ordu ve Mesudiye tarihi ile ilgili 60'tan fazla makale var. Onlardan yararlanmanız mümkün. Selamlar.

      Sil
    2. Abi emeğın için seni yürekten kutlarım
      NEDİM GÜRSOY.

      Sil
    3. Teşekkürler değerli dost, sevgili Nedim

      Sil